|     |  

AMELİYAT DIŞI UYGULAMALAR

Dolgu nedir?
Dolgular, yüzün değişik bölgelerinde yaşlanmaya bağlı gelişen kırışıklıkları ve hacim kaybını gidererek daha genç bir görünüm sağlamak amacıyla yüze enjekte edilen materyallerdir.

Dolgu nerelere uygulanabilir?
Dolgu maddeleri yüzün pek çok bölgesine uygulanabilir. Elmacık kemiği ve yanak bölgelerinde hacim artırarak sönmüş görüntüyü gidermede, nazolabial (burun dış kenarlarından aşağı doğru uzanan) olukların azaltılmasında, dudakların dolgunlaştırılmasında, ağız etrafındaki dikey çizgilerin azaltılmasında, derin sivilce ve yara izlerinin düzeltilmesinde ve göz etrafındaki olukların giderilmesinde kullanılabilir.

Dolgu maddeleri ne içerir?
Günümüzde çok farklı çeşit dolgu maddeleri ve her birinin farklı firmalar tarafından üretilen çeşitli ticari isimleri bulunmaktadır. Hyaluronik asit en sık kullanılan dolgu maddesidir. Alerji riski oldukça düşüktür ve gerektiğinde hyaluronidaz adı verilen bir madde ile hızla eritilebilir. Hyaluronik asit içeren dolguların dışında, kalsiyum hidroksiapatit ve polilaktik asit gibi maddeler içeren farklı dolgu maddeleri de bulunmaktadır. Dolgu maddeleri içeriklerine ve yoğunluklarına göre farklı derinliklere (yüzeyel veya derin) uygulanabilir. Geçici dolgu maddelerinin etki süresi kullanılan maddenin türüne göre 6–24 ay arasında değişmektedir. Örneğin hyaluronik asit içeren dolgu maddeleri ortalama 8–12 ay, kalsiyum hidroksiapatit içeren dolgu maddeleri ise yaklaşık 1,5–2 yıl kalıcılık gösterebilir.

Dolgu uygulaması nasıl yapılır?
Uygulama yapılacak bölgeye işlemden yaklaşık yarım saat önce anestezik krem sürülür. Gerektiğinde işlemden yaklaşık 15 dakika önce lokal anestezik ile sinir bloğu yapılarak bölge tamamen uyuşturulabilir.

Dolgu uygulaması ne kadar sürer, sonrasında ne beklemeliyim?
İşlem, uygulama yapılacak bölgenin genişliğine bağlı olarak yaklaşık 5–15 dakika sürer. Çoğu zaman uygulamadan hemen sonra normal günlük yaşantınıza dönebilirsiniz. Oluşabilecek şişlik, kızarıklık ve hassasiyet genellikle kısa sürede düzelir. Bölgesel morluk gelişirse 3–4 gün süreyle kapatıcı kullanılması gerekebilir. Künt uçlu kanül ile yapılan uygulamalarda damarlar korunabildiği için ödem ve morluk genellikle minimal olur.

Dolgu etkisini ne kadar sürdürür, sonrasında ne olur?
Geçici dolgu maddeleri kullanılan malzemeye ve uygulanan bölgeye bağlı olarak 6 ay ile 24 ay arasında etkisini kaybeder. Bu sürenin sonunda dolgu enjeksiyonu tekrarlanabilir.

Dolgu botoks ile birlikte uygulanabilir mi?
Dolgu ve botoks pek çok bölgede aynı seansta uygulanabilir. Ancak mimik kaslarının aşırı çalışmasına bağlı gelişen derin çizgilerde (örneğin kaşlar arasındaki dik çizgiler veya dudak çevresindeki dik çizgiler) ideal sonuç elde etmek için botoks uygulamasından yaklaşık bir hafta sonra, kasların gevşemesini takiben yüzeyel dolgu uygulanması önerilir.

 

Dermabrazyon nedir?
Derideki pürüzlerin giderilmesi ve yara izlerinin azaltılması amacıyla, özel bir motora bağlı olarak dönen zımpara uçlar yardımıyla derinin mekanik olarak tıraşlanması ve soyulması işlemidir.

Dermabrazyonun diğer soyma işlemlerine kıyasla avantajları nelerdir?
Dermabrazyon ile derinin istenilen seviyesine kadar inilerek kontrollü bir cilt soyma işlemi gerçekleştirilir. Bu nedenle özellikle yüzdeki derin akne skarlarının giderilmesinde, yara izlerinin azaltılmasında ve dudak çevresindeki dikey kırışıklıkların (sigara çizgileri) azaltılmasında diğer yöntemlere göre tercih edilir.

Dermabrazyon işlemi nasıl yapılır?
Dermabrazyon işlemleri genellikle lokal anestezi altında gerçekleştirilir.

İyileşme döneminde kızarıklığın daha az rahatsız edici görünmesi amacıyla genellikle sadece problemli bölgeye değil, problemli bölgeyi içeren yüz ünitesine dermabrazyon uygulanır. Örneğin yanakta küçük bir iz varsa, o taraftaki tüm yanağa (etrafa doğru yüzeyelleştirilecek şekilde) dermabrazyon uygulanması tercih edilir. Ayrıca ideal iyileşme için yüzün diğer kısımlarına da triklor asetik asit (TCA) veya lazerle cilt soyma uygulanması; oluşabilecek ton farkını önlemek, homojen bir görünüm sağlamak ve bölgesel kızarıklıkları azaltmak açısından önerilir.

Dermabrazyon ne kadar sürer?
İşlem uygulanacak bölgenin genişliği ile ilişkili olarak yaklaşık 15–20 dakika sürer. Hasta aynı gün evine gidebilir. İşlem bölgesine kabuklanmayı engellemek amacıyla koyu kıvamlı bir nemlendirici krem uygulanması, bölgenin günde 3–4 kez duru suyla yıkanması ve soyulan cildin yenilenmesi tamamlanıncaya kadar her seferinde krem uygulanmaya devam edilmesi önerilir.

İşe ne zaman dönebilirim?
Hastalar, uygulamanın derinliğine bağlı olarak cilt epitelizasyonu tamamlandıktan sonra, ortalama 7–10 gün içinde işe dönebilir. Uygulama bölgesindeki kızarıklık birkaç ay boyunca giderek azalarak devam edebilir; erken dönemde kapatıcı kullanılması gerekebilir.

İşlem sonrasında nelere dikkat etmeliyim?
Koyu ten rengine sahip kişilerde dermabrazyon sonrası kalıcı olabilecek renk değişimleri ve lekelenmeler görülebilir. Bu nedenle bu hastalarda dermabrazyon dışı tedaviler tercih edilmelidir. İşlem sonrasında hastaların en az altı ay boyunca güneşten korunmaları ve düzenli olarak güneş koruyucu kullanmaları gerekir.

 

Yüze yağ enjeksiyonu nedir?

Yüze yağ enjeksiyonu, hastanın göbek çevresi, çene altı, kalça, uyluk yan veya iç tarafı gibi yağlı bir bölgesinden alınan yağ dokusunun, belli işlemlerden geçirildikten sonra yüzdeki hacim eksikliği olan bölgelere enjekte edilmesidir.

Yüze yağ enjeksiyonu hangi amaçla, nerelere uygulanır?
Yaşlanmayla birlikte yüzdeki yağ miktarında azalma ve sarkma meydana gelir. Yağ enjeksiyonu ile, (sentetik dolgulara alternatif olarak) yüzde hacim kaybı olduğu düşünülen bölgelere dolgunluk ve hacim verilerek yüzün daha genç, dolgun görünmesi hedeflenir. Ayrıca, yüzün yumuşak doku ve kemik yapısındaki yapısal zayıflıkların giderilmesine yönelik, protezlere alternatif olarak yağ enjeksiyonu uygulanabilir. Yağ enjeksiyonu hacim eksiği olduğu düşünülen tüm bölgelere (en sık olarak yanak, alın, göz çevresi, çene, dudak) uygulanabilir.

Yüze yağ enjeksiyonununun dolgu enjeksiyonlarına kıyasla avantajları nelerdir?
Yağ enjeksiyonu uygun bir şekilde yapılırsa kalıcı bir yöntemdir. Uygun teknikleler hazırlanarak uygulanan yağ dolgusunun bir kısmı zamanla yok olurken, enjekte edile miktarın ortalama %50’si ömür boyu kalır. Yağ enjeksiyonunun, ortalama 1-2 senede tamamen kaybolan sentetik dolgu materyallerinden (hyaluronik asit, kalsiyum hidroksiapetit vb) daha avantajlı olmasının en önemli nedeni, enjekte edilen bölgeye verilen yağın önemli bir kısmının ömür boyu kalmaya devam etmesidir. Ayrıca, hastanın kendi yağının kullanılıyor olması nedeniyle, sentetik dolgu materyalleri ile görülebilen reaksiyon verme veya reddetme gibi problemlerle karşılaşılmaz.

Yağın kalıcılığını etkileyen faktörler nelerdir? Tekrarlamak gerekir mi?
Tek seans yağ enjeksiyonu sonrası ortalama yüzde 30 ile yüzde 70 arasında bir kalıcılık elde edilir. Enjekte edilen yağın kısmi rezorbsiyonu ilk yıl içinde (özellikle ilk 3-4 ayda) tamamlanır. Daha sonra, ikinci yıla kadar süren rejenerasyon süreci başlar ve resorbe olan hacmin bir kısmı yeniden kazanılır. Optimum sonuç için, yağ enjeksiyonunun tekrarlanması gerekebilir. Yağın canlılığı yitirmeden aktarılmasına olanak veren atravmatik tekniklerle uygulanan yağın kalıcılığı artar. Bu nedenle, kullanılan yağın alınışı/verilişi esnasında kullanılan tekniklere, yağın hazırlanması esnasında geçirildiği işlemlere göre kalıcılık değişkenlik gösterir. Ayrıca, alıcı sahanın (vaskülaritesi, hareketli olup olmaması, travmaya maruz kalma sıklığı gibi) özelliklerine göre de kalıcılık değişmektedir. Örneğin dudağa enjekte edilen yağın kalıcılığı, yanağa veya göz çevresine enjekte edilen yağa nazaran çok daha düşüktür.

Enjekte edilecek yağ nasıl hazırlanır ve uygulanır?
Enjekte edilecek yağ, alınacağı bölgenin (genellikle karın) cildine kanülün gireceği küçük bir delik açılarak, enjektörler yardımıyla çekilerek alınır. Alınan yağ, bazı işlemlerden geçirildikten sonra enjektörlere konularak, ince bir kanül yardımıyla yüzde ihtiyaç duyulan bölgelere enjekte edilerek uygulanır.

İşten ne kadar izin almam gerekir?
İşlemden sonra yüzde kesi olmadığından, enjekte edilen bölgede oluşan ödem ve dolgunluk (nadiren morluk) dışında genel olarak günlük yaşantıyı etkileyecek boyutlarda bir rahatsızlık oluşmaz. Özellikle ilk 2-3 gün, oluşan travmaya bağlı olarak, enjekte edilen yağ miktarının ötesinde ödem gözlenir. Ödem ameliyattan sonraki bir kaç günde hızlı bir şekilde dağılır ve 5-6 günde tamamen kaybolur. Hastaların çoğu, işlemden birkaç gün sonra günlük aktivitelerine ve işlerine geri dönebilir. Ancak, dudak bölgesine yapılan enjeksiyonlarda, erken dönemde oluşan şişlikler çok daha belirgin, iyileşme süreci de nisbeten daha uzun sürebileceği unutulmamalıdır. Yağın bir kısmının emileceği düşünülerek fazla enjeksiyon yapılmış ise, bir kaç hafta içerisinde gerçekleşen kısmi rezorbsiyonla bu ek dolgunluk da tamamen düzelir.

 

Botoks nedir, nasıl etki eder?
Botoks laboratuar ortamında bakterilerden elde edilen bir exotoksin olup, hedeflenen kas içerisine ince uçlu iğneyle enjekte edilerek uygulanır. Uygulandığı kasta geçici felç oluşturarak etki eder. Kozmetik amaçlı kullanımda, mimik adelelerinin fazla kasılmasına bağlı gelişen ciltteki kırışıklıkların azaltılması veya yakınlarındaki yapıların (kaş yüksekliği gibi) pozisyonunun ayarlanması hedeflenir. Mimik adelelerinin aşırı kullanılmasına bağlı gelişen kırışıklıkların düzeltilmesiyle dinlenmiş, daha genç bir görünüm kazandırılır. Oluşan etki doza bağlı olmakla birlikte, ortalama 3-6 aylık süre zarfında eski hale geri döner.

Botoks yüzü şişirir mi?
Botoks bir dolgu maddesi değildir, şişlik etkisi yaratması söz konusu değildir.

Herkes botoks yaptırabilir mi?
Nadir görülen bazı kas hastalıkları ve botoksa karşı bilinen bir alerji durumu dışında herkes güvenle yaptırabilir. Pek çok tedavi ve uygulamada olduğu gibi, hamileler ve emziren annelere uygulanması ise tavsiye edilmez.

Botox uygulaması ağrılı mıdır?
Yüze botoks uygulaması ortalama 4-5 dakikalık bir işlemdir. Botoks hedeflenen adeleye en ince uçlu iğne ile uygulanır, bu sebeple, belirgin acı veya ağrı duyulmaz. Öncesinde lokal anestezik kremlerle uyuşturularak uygulama daha konforlu gerçekleştirilebilir.

Yüzün hangi kısımlarına uygulanır?
Kozmetik amaçlı botoks sıklıkla alına ve göz etrafına fazla mimik kullanılmasıyla oluşan kırışıklıkları gidermek için, her bir bölgeye birkaç enjeksiyon yapılacak şekilde uygulanır. En sık olarak alındaki yatay çizgilerin, iki kaş arasındaki dik ve oblik çizgilerin, gözlerin dış kısımlarındaki radyal çizgilerin (kaz ayaklarının) azaltılmasında kullanılır. Belli bölgelere yapılan enjeksiyonlarla kaşların pozisyonu ayarlanıp yükseltilebilir. Yanı sıra üst dudaklardaki, çenedeki, burun yan taraflarındaki adelelerin fazla kasılmalarıyla gelişen çizgilerin ve boyunun ön tarafındaki dikey bantların azaltılması için de kullanılabilir.

Uygulama etkisini ne zaman gösterir, ne kadar sürer? Tekrarlamak gerekir mi?
Enjeksiyondan 2-3 gün sonra kas zayıflığı başlar, 7-10 günde kırışıklıklarda düzelme belirginleşir ve 3-6 ayda kaybolur. Etki kaybolunca, ortalama 4-5 ay sonra botoks tekrar uygulanır. Bu şekilde tekrarlanan uygulamaların herhangi bir zararı yoktur. Aksine, tekrarlayan botoks uygulamaları sonrasında adelelerin uzunca bir süre gevşek kalması nedeniyle uygulanan bölgede kırışıklıklarda azalma beklenir.

Botoks sonrası istenmeyen ne gibi durumlar olabilir?
İğne yerlerinde nadiren birkaç gün süren küçük morarmalar oluşabilir. Uygulama sonrası nadiren kaşlarda asimetri veya göz kapağında geçici düşüklük gelişebilir. 1 hafta sonra hastayı rötuşa çağırmak, nadiren gelişebilecek bu tür problemleri gidermek açısından faydalıdır.

Günlük yaşantıya ne kadar sürede dönülür?
Enjeksiyonlardan hemen sonra işinize geri dönebilirsiniz.

 

PRP nedir?

Yüze PRP Uygulanması (Platelet rich plasma= trombositten zenginleştirilmiş plazma), hastanın kendi kanından hazırlanan, trombositten zenginleştirilmiş plazmasıyla yapılan uygulamalara verilen isimdir. Trombositler, kanın pıhtılaşması ile ilgili işlevlerinin yanısıra, doku hasarının iyileşmesini sağlayıcı özellikteki büyüme faktörlerini de salgılarlar. PRP uygulamasında hasarlı dokuya kan dolaşımıyla taşınabilecek olandan çok daha fazla trombosit verilerek, dokulardaki hasarın ya da yaşlanmanın etkilerini geriye çevirerek gençleşme etkisi gösterecek doğal büyüme faktörleri istenen bölgeye uygulanmış olur.

PRP nasıl uygulanır?

Hastadan özel bir tüpe az miktarda kan alınırp santrifüj edilerek elde edilen trombositten zenginleştirilmiş plazma kısmı aynı hastaya tekrar uygulanır. Uygulama yüz, boyun veya saçta hedeflenen bölgeye enjeksiyonla direkt uygulanabileceği gibi, roller veya cilt soyma uygulanan bölgeye maske halinde de tatbik edilebilir.

PRP güvenli midir?

PRP uygulamasında, kişinin kendi kanından ayrıştırılan trombositlerin kullanılıyor olması nedeniyle son derece güvenlidir.

PRP sonrası ne beklemeliyim?

PRP uygulanan bölgede (cilt veya saç) genel olarak canlılık gelişir. Cilt soyma (peeling) işlemlerini takiben derinin hızla yapılanmasını sağlar, yaşlanma ve UV ışınlarına maruziyet sonrası oluşan cilt kırışıklıklarını, lekelenmeleri, çöküntülerini hafifletir, göz altlarındaki koyu renk değişikliğini azaltır, cilde esneklik ve parlaklık kazandırır, iyileşme problemi yaşanan cilt yaralarında iyileşmeyi hızlandırır, saçları canlandırır, saç dökülmesini azaltır.

PRP uygulamalarında nasıl bir protokol izlenir?

İlk uygulama sonrası dahi uygulanan bölgede canlanma, parlaklık ve ışıltı farkedilir. İhtiyaca göre belli aralıklarla yapılabilecek tekrarlayan uygulamalarda etkinlik ve kalıcılık artar.

Tedavi ağrılı mıdır?

Uygulamalarda en ince iğneler kullanıldığından kolay tolere edilen ağrı, tedavi öncesi topikal anestetik sürülerek minimize edilebilir.

PRP sonrası günlük yaşantıya ne zaman dönebilirim?

Tedavi kürü sonunda ciltteki uygulama biçimiyle ilgili oluşabilecek minimal hassasiyet ve kızarıklık dışında normal günlük hayatınız etkilenmez.

 

Kimyasal cilt soyma nedir?

Yüze kimyasal ajanlar sürülerek, cilt yüzeyinin yenilenmesi ve kalitesinin arttırılmasına kimyasal cilt soyma denir.

Cilt soyma işleminde kullanılan kimyasallar nelerdir?

Değişik kimyasal ajanların farklı konsantrasyonları kullanılarak istenilen cilt derinliğine ulaşmak mümkün olur. En sık tercih edilen kimyasallar: hafif (yüzeyel) soymalar için glikolik asit, salisilik asit, hafif-orta soymalar icin jessner solusyonu, %10-25 TCA (triklorasetik asit); orta soyma için %35 TCA’dir.

Kimyasal cilt soymanın etkileri nelerdir?

Yüzdeki ince kırışıklıkları ve lekeleri azaltır, orta ve derin soyma cilt altındaki kollajeni sıkılaştırarak yüzde genel bir gerilme ve gençleşme de sağlar.

Kimyasal cilt soyma nasıl uygulanır?

Derin soyma dışındaki uygulamalar genelde anestezi gerektirmez.

Yüz temizliğini takiben, kimyasal ajan yüze tatbik edilir, ihtiyaca göre birkaç kat uygulanabilir; tüm işlem yaklaşık 10-15 dakika sürer. Kimyasal soymalarda uygulamalardan sonra islemin derinligiyle ilişkili kısa sureli bir yanma olabilir. Uygulama sonrası hasta evine gidebilir.

İşlem sonrası neler beklemeliyim?

Cilt soymanın seviyesine bağlı değişmek üzere yüzde bir miktar kızarma ve kabuklanma olabilir, Yüzeyel cilt soyma sonrası 1-2 gün süren hafif kızarıklık, orta soyma işlemlerini takiben 2-3 gün kadar kızarıklık ve sonrasında 3-7. günler pul pul dökülme olur. Dökülme tamamlandığında, daha canlı gözüken, daha pürüzsüz ve rengi daha eşitlenmiş bir cilt ortaya çıkar.

İşlem sonrasında nelere dikkat etmeliyim?

Orta veya derin soyma uygulanan hastaların altı ay güneşten korunmaları ve düzenli güneş koruyucu kullanmaları gerekir. Özellikle koyu renkli olan ve güneşten korunmayan hastalarda cilt soyma işlemini takiben ciltte lekelenmeler gözlenebilir. Bu nedenle, orta ve derin soyma işlemlerinin nispeten açık tenli hastalara ve tercihen kış aylarında yapılması önerilir.